Gece Avcısı 1,2,3,4 ve 5 |İnceleme

Cat Crawfield bir yarı vampir ! Bu replikten sonra kitaba olan ilginizi kaybedebilir yada kazanabilirsiniz. Bu sizin vampir kitaplarına nasıl baktığınız ile ilgili . Ama bütün seriyi okumuş birisinin tavsiyesine uyun ve sakın bu kitabı okumadan fantastik kitap okuyucusu olduğunuzu iddia etmeyin. Çünkü Jeaniene Frost sizi oturduğunuz koltukta yerinizden sarsacak yepyeni bir dünya yaratmış !

Twilight hoşunuza gidebilir yada gitmeyebilir. Frost’un Gece Avcısı serisinin Twilight ile kıyaslamak yazara haksızlık olur. Çünkü Frost yepyeni bir dünyanın kapısını romantizm ve aksiyon ile açıyor.

Şimdiden yazının devamının biraz spoiler içerdiğini belirtirim.

 

İlk Gece Avcısı Romanı
Mezarla Randevu ( GA1)

Cat bir yarı – vampirdir. Blade’i okumuş yada izlemiş olanların aşına olduğu bir senaryo ile açılış yapıyoruz. Kızımızın annesi bir vampir tarafından tecavüze(!) uğramıştır. Cat çocukluğunda hem bir piç olarak hem de yarı insan olarak aşağılanmanın etkisi ile büyümüştür. 16’sına geldiğinde annesini ona babasının kim olduğunu ve neden bu kadar farklı olduğunu anlatınca , o gecenini ve sevgilisi tarafından kullanılmanın hiddetiyle ilk vampirini avlar.
Cat kendi yolunu bulduğunu düşünür. Artık bir vampir avcısıdır. En azından o öyle sanır. Ta ki başkasının balığını oltaya düşürünceye dek. İşte bu sırada Bones ( yakışıklı İngiliz vampir) sahneye çıkıyor. Ve Cat’i bir güzel sorguya çekiyor.
Bones Cat’in zararsız hatta işine yarar olduğunu fark edince onu kullanmak istiyor. Hedefleri kimsesiz , pasif kızları yakalayıp vampirler için bir tür eve servis yemek şirketi kuran Hennessy. Bones on yıldır adamın peşinde ve ona ulaşması için Cat’i yada kendi deyimi ile Kediciği kullanıyor. 240 yıldır ölü olan Bones’un ummadığı tek şey Kediciğe gerçekten aşık olmak…

İlk kitabımız dur durak bilmeyen bir macera ile başlıyor ve tavan yapan bir aksiyon ile bitiyor. Diyaloglardan , komik sahnelere kadar kitapta her şey mevcut. Yetişkinlere hitap eden bir kurgusu olduğunu söyleyelim. Buffy den çok Anita Blake tarzı bir seri. Beğeneceğinizden yüzde yüz eminim.

‘’ Bir kedi gördüm sanki .Evet, evet , bir kedi gördüm. ‘’

BONES ( Kötü bir Tweety taklidi ile .)

Tek Ayağı Mezarda ( GA2)

İlk kitabımız kalp kırıcı bir şekilde yarım kalıyor. Bu yüzden ilk kitabın yanında ikinciyi de hazır bulundurmanızı tavsiye ediyoruz.

Gelelim kitaba , aradan koskocaman dört yıl geçmiştir. Cat hala Bones’u unutamamış ve onsuz yaşamaya çalışmaktadır. O artık bir FBI Bürosunun başındadır. Doğaüstü Suçlar ile uğraşan bir ekibi vardır. Yine de kader ağlarını örer ve Cat’i kızıl bir vampirin peşine düşürür.
Cat eve girer ve aksiyon ilk sayfalardan itibaren tavan yapar. Tam bir Hollywood filmi seyrediyormuş gibi olursunuz. Vampir Ian’a karşı – yarı vampir Cat . Sonuçta Cat kazanır ama Ian’nın ağzından çıkan bir kelime onu şaşırtır. Bu Ian , Bones’un atası Ian’dır. Onu vampir yapan kişi.
Cat gümüş kazığını savaş baltası misali toprağa gömer ve Ian’nın gitmesine izin verir. Okuyucular bunu yanlış tercih olacağını düşünüyor olabilirsiniz ama sonraki kitaplarda Ian’nın ölmemesine sevineceksiniz.

Kedicik bu dört yılda boş durmamış iyi arkadaşlar edinmiştir. Denise Cat’in en iyi arkadaşıdır ve evlenecektir . Düğün töreni gelmiş çatmıştır. Denise gelinlik içersinde mihraba doğru yürürken Cat hayalet görmüş gibi olduğu yerde kala kalmıştır. Çünkü tam karşısında Bones duruyordur.
Bones ve Cat’in karşılaşması tamamen tesadüf olması işin komik tarafı. Ama bu buluşmaya Bones’un , Ian’ın Kediciği bulup bir nevi süper güçlü şişme bebek yapmak istemesi hakkında konuşmaları gölge düşürüyor. Tek sorun bu değil tabii , birileri kedicik için suikastçılar tutmuş.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi Cat Bones ile arasındaki zedelenmiş ilişkiyi düzeltmek zorunda , çünkü artık Bones’dan kaçış yok .

Birinci kitaptan hoşlanmış olabilirsiniz ama ikinci kitap kesinlikle sizi kendine bağlayacak. Romantizmin bu kadar güzel işlenmesi ve karmaşık ilişki ağları kitabın pozitif yanlarından. Artık ‘’ ben bunu Anita dan hatırlıyorum yada Buffy gibi ‘’ cümleler kurmuyorsunuz. Bu kitapla birlikte Kedicik kendi trendini yaratmış bulunuyor.
Vampirlerin dünyası genişliyor ve siz kendinizi istemeseniz bile o dünyanın içinde buluyorsunuz.

‘’ Ben güçlüyüm , bu kendini beğenmişlik değil. Takımındaki hiçbir üye seni benim koruyabileceğim gibi koruyamaz. Ve sende bunu biliyorsun. İstesen de istemesen de sana yardım edeceğim. ‘’

BONES

Mezarın Dibinde ( CA3)

Kedicik Bones ile birliktedir. Mutlu günlerin önünde uzandığını düşünmese bile en azında beyaz bir gelinlik giymek istemektedir. Ne yazık ki diğerleri onunla aynı görüşte değildir.Ve ona güzel bir düğünü bile çok görenler vardır.

Bones ve Kedicik kendilerini çok güçlü bir rakibin karşısında bulurlar. Bones’un geçmişinden bir kadın Bones’u ve onun olan her şeyi yakmak istemektedir. Kini ve nefretti büyüktür. Ama amacının Bones ile ilgisi yoktur. Gerçek hedef aslında Bones’un büyük atası Mencheres’dir. Bones ve Kedicik dünya turu yapıp bu bombayı atlatmak istese de savaş kapılarına dayanınca savaşmaktan başka çareleri kalmıyor.
Bu kitapta efsanevi Vlad’ı tanıyoruz. Rodney , Snape , Mencheres , Arnette gibi karakterleri de yakından tanıma imkanımız oluyor. Ve kediciğin babasını yine görüyoruz.

Çok fazla spoiler vermekten kaçındığım için detaylara hiç girmiyorum. 3. kitap bir dönüm noktası , kurguyu derinden değiştiriyor. Ve başka kitaplara ilham oluyor.

‘’ Yerinde olsaydım bunu yapmazdım küçük kız ! ‘’
CAT’İN BABASI MAX

Mezara Mahkum (CA4)

Ve benim favori kitabım. İnanılmaz , kalıplarını bile aşmış bir Kedicik kitabı . Bones ve Cat büyük bir savaştan çıkmışlardır. Patra artık yoktur. Bones Cat’i uzaklara , yalnız kalabilecekleri gezilere götürür. Cat ise aşıklar şehri Paris’e gitmek istediklerini söyleyince rotayı Paris’e çevirirler.
Paris’in aşk kokan sokakları Bones ve Cat’i ağırlar ama bir sorun vardır. Kedicik daha önce bu sokakları aşındırmış olabileceği ile ilgili deja-vu’lar yaşamaya başlar. Sadece kısa deja-vular yoktur , kedicik ilginç rüyalarda görmektedir. Bir adam ona durmadan seslenir ve onu yakalamaya çalışır. Bones bu durumun farkında değildir.

Bir kadın Kediciğe eski erkek arkadaşı yerine yenisinin iyi bir tercih olduğu söyleyince , kedicik bir şeylerin ters gittiğinden şüphelenir.

Mencheres’in aniden kapılarında görünmesi de bu şüpheleri doğrular. Gregor hapisten kaçmıştır.
Gregor da mı kim? Kediciğin gerçek kocası , Fransız efendi vampir. Kedicik şoka uğrar , aynı şekilde Bones’da . Sonuçta kediciğin hafızası ile oynandığı ortaya çıkar. Kedicik kaybolan bir ayını geri alabilecek midir ? Gregor karısını geri istemektedir , peki kedicik bu durumda ne yapacaktır ? Bones’un ne yapacağı bellidir. Bones Kediciği Gregor’a vermektense alev almayı tercih eder. Yada daha iyisi Gregor’u alevler içinde bırakmayı…

İki erkek bir kadın için dövüşecekler , kazanan kişi kadını kapar.

Sürprizler ile dolu bir kitap , ağzınız açık okuyacağınız bir macera.

‘’ Benim karım yok. ‘’

BONES

The Side Of The Grave – Mezarın Diğer Uçunda ( CA5)

Bones ve Cat , kendi amaçları için , kendi hayatları için omuz omuza savaşmışlardı. Gregor tehdidi yok edilmiştir ama yarattığı etki halen devam etmektedir. Apollon kediciğin büyük bir tehdit oluşturduğunu düşünmektedir. Hem gulyabani hem de vampir olacağını ve bütün dünyaya terör saçacağı dedikodusunu yayarak gulyabanileri kışkırtmaktadır.

Gulyabanilerde Apollon’un bu dedikodusuna inanıp başı boş vampirleri avlamaya başlarlar. Bones’un ve Cat’ın korudukları kişilere dokunmazlar ama herkes bir gün sıranın onlara da geleceğini bilmektedir. Ama her şeyden öte eğer Apollon kediciği kullanarak bir savaş başlatırsa Konseyin yapacak 2 şeyi vardır. Ya Kediciği öldüreceklerdir yada tüm güçleri ile gulyabanilere karşı koyacaklardır. Vampirler Gulyabanilerden daha güçlü görünebilir ama Gulyabanilerin – Remain’ler denilen öfkeli hayaletleri – gizli silahları vardır.
Kediciğin istediği son şey milyarlarca vampirin , gulyabanin katledilmesine yol açacak bir savaştır. Ve eğer böyle bir savaş çıkarsa bundan insanlarda etkilenecektir. Aynı zamanda Cat ve Bones 800 yıl önce gerçekleşmiş bir olayında olmasına izin vermeyeceklerdir. Cat savaşın ateşini daha kıvılcım olmadan söndürmek zorundadır.
Bu kitap aksiyon olarak daha düşük , daha çok kişisel ilişkilere adanmış bir kitap. Cat gibi yarı – vampirlerin geçmişleri ile ilgili bilgiler öğrenip vampir dünyasına biraz daha giriyoruz. Bu arada Cat’in yeni güçlerinin sınır tanımadığını anlıyoruz.

Pozitif yanları Bones&Cat aşkının bu kitapta daha fazla güçlü olması , Vlad , Mencheres ve Cat’in komik diyalogları ve olayları , Cat’in yeni güçlerinin ve uçmayı öğrenmesinin altında yatan komik olaylar , derin karakter analizleri ve Ölümsüz Dünyanın politikalarına derinlemesine tanık olmak.

Negatif yanları , yazar hiç olmadığı kadar başka kitaplardan esinlenmiş , kendine özgü kedicik anlatımına rastlamıyoruz. Düşük tempolu kurgu , gereksiz sahnelerin çokluğu … Kesinlikle sıkıcı bir anlatım yok ama kendini tekrar eden bir tek düzleme girmiş bulunuyor.

‘’ Düşüşten önce her zaman gurur vardır. ‘’ – BONES

 

İNCELEME : OnreadTakım ( Buket)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Comments

  1. Esin says:

    İnceleme çok güzel olmuş..Seriyi henüz almadım.En kısa zamanda elimde olması için uğraşıyorum :D Bilgiler ve emeğiniz için teşekkürler…

Bir Cevap Yazın